Hipodrom Meydanı Hakkında Bilgi – İstanbul

0
1348
Hipodrom Meydanı Hakkında Bilgi

Hipodrom Meydanı , 1900’lü yıllarda II. Yüzyılın başında halkı eğlendirmek için Septimius Severus tarafından inşa edilmiştir. Ancak Konstantin I. tarafından yeniden inşa edilmiştir. Sultan ahmet Camii Meydanı’nda yer almaktadır. Hipodrom, geçmişte ünlü gladyatör dövüşleri, araba / otomobil yarışları, birçok isyan ve kanlı olaylar gibi müthiş olaylara tanık oldu. Hipodrom yerinde atlar, filler ve develer Bizanslar tarafından tutulurken vahşi hayvanlar kafeslerde Romalılar tarafından tutuldu.

İnsanları bu vahşi hayvanların oturma setlerinin önündeki saldırılarından korumak için derin oyuklar kazılmıştı. Bu bağlamda Hipodrom suaygırları ve dromozlardan türemiştir; “Koşu” anlamına gelir.

İnsanlar Hippodrome mimarisi hakkında rahip O. Panvinion (Above) resimlerinde daha ayrıntılı bilgi alabilirler. Ayrıca, 370 m uzunluğunda ve 120 m genişliğindeki ölçümlerle Hipodromun genişliği de belirtilmiştir. Hipodrom, aslen üç taraftan gelen oturma gruplarıyla çevrilidir. Dolayısıyla, bu oturma setleri 30 ila 40 basamaktan oluşuyor ve ayrıca yüz bin kişilik bir kapasiteye sahip olduğu söyleniyor.

Hipodrom Meydanı

Hipodrom Meydanı Dikilitaş

Oldukça çekici Thedosius I Obelisk Mısır’ın ürünüdür. 20 m yüksekliğindedir. B.C1500’te III. Tutmoz uğruna dikilen bu taş üzerine hiyeroglif doldurulmuştur. Bizans tarafından çözülemeyen bu hiyeroglif kelimeleri 1823 yılına kadar keşfedilmemişti.

Küçük Saray

Kathisma olarak adlandırılan küçük bir saray türü, Hipodrom’un kuzey bölümünde (Bugünkü Alman Çeşmesi Konumu) 24 kolon üzerine inşa edilmiş yapıda bulunuyordu. Bu küçük sarayda halk odası, yemekhane ve bekçilere ait özel bölme vardı. İmparatorlar taş yağmura maruz kaldıklarında ya da genel grevlerle yüz yüze geldiğinde, özel tünel yoluyla ana saraya geçiş yapıyolardı.

Her imparator, Roma, Yunanistan, Ege Adaları’ndan getirilen mermer, bronz ve bakır heykellerle süslü Hipodrom’a katkıda bulunmuştur. Bu görkemli heykellerin yanı sıra Perikles’e (başarılı bir devlet adamı), Augustus’a (Roma’nın ilk imparatoru), Lusimahos’a (Büyük İskender’in valilerinden biri olan) ait portreler burada bulundu. Fakat birçok anıt, ” 1204 Latin İstilası ” ve ” Haçlı Seferleri ” döneminde tahrip edildi. Geri kalanı ise bronz at heykelleri ve birkaç başka heykel dışında hiçbir şey yoktu.

Yılanlı Sütun

Hipodrom Meydanı Adından da anlaşılacağı gibi, bir zamanlar bu yılan şeklindeki sütun üç başlı yılandan oluşuyordu. Daha önce kafalarına bir duman fırını (antik dönemin ürünü) taşıdılar. Bu sütun, Delphi, Yunanistan’dan İstanbul’a getirildi. Spiral sütun, Yunanlıların Perslere karşı kazandığı savaşın zaferi olarak kaybedenlere ait eritilmiş silahlardan yapıldı. Bu savaştan sonra, müteşekkirliğini göstermek için Yunanlılar tarafından Delphi Apollo Tapınağı’na armağan olarak verildi. Fakat sonra yılanlar tarafından taşınan mitolojik üç ayaklı kazan kayboldu. Bugün kimse nerede olduklarını, üç başlı yılanları nasıl ve ne zaman götürdüğünü bilmiyor ama bir tanesi İstanbul Arkeoloji Müzesinde tutuluyor.

Örme Dikilitaş

ilk olarak, Konstantin obelisk II. Konstantin tarafından yaptırılmaya çalışıldı, ancak öldüğü için bitirilemedi. İkincisi, 30 yıl sonra hikaye tekrarlandı; Ölüm nedeniyle İmparator Thedosius da takip edemedi. Yıllar sonra Arkadyus (395-408) başarılı oldu. Ona dikilmiş bu büyüleyici obelisk Bizans Plastik Sanat hakkında oldukça bilgi vermektedir. Obelisk üzerine Yunanca ve Latince olarak yazılan iki tabela bulunmaktadır.

O ünlü obelisk hariç “Kathisma” adında başka bir anıt bulunmaktadır. Karısı ve oğulları Arcadyus, Honarius’un eşleri ve himayesi ile Thedosius, Kathisma’da (imparatorluk kulübesinde) resmedildi.

 

CEVAP BIRAKIN

Lütfen Yorum Giriniz
Buraya Adınızı Giriniz